EL ARADO
EL ARADO/ SABAN
Aprieto firme mi mano elimi sımsıkı sıkıyorum
y hundo el arado en la tierra ve sabanı sürüyorum toprakta
hace años que llevo en ella yıllardır yapıyorum bu işi
¿cómo no estar agotado? Hiç mümkün mü tükenmemiş olmak?
Vuelan mariposas, cantan grillos, kelebekler uçuşuyor, şarkılar söylüyor agustos böcekleri
la piel se me pone negra tenim kırmızılaştıkça
y el sol brilla, brilla, brilla. Güneş parıldıyor, parıldıyor ve parıldıyor
El sudor me hace surcos, ter benim vücudumda yarıklar açıyor
yo hago surcos a la tierra bense durmaksızın toprakta yarıklar açıyorum
sin parar.
Afirmo bien la esperanza Ne zaman başka bir yıldızı düşünsem
cuando pienso en la otra estrella; gelecek bana umut veriyor
nunca es tarde me dice ella o zamanlarda o bana asla geç değil diyor
la paloma volará. Kuş kanatlanacak diyor.
Vuelan mariposas, cantan grillos, kelebekler uçuşuyor, şarkılar söylüyor agustos böcekleri
la piel se me pone negra tenim kırmızılaştıkça
y el sol brilla, brilla, brilla. Güneş parıldıyor, parıldıyor ve parıldıyor
y en la tarde cuando vuelvo ve akşamları dönüş zamanında
en el cielo apareciendo una estrella. gökyüzününde bir yıldız beliriyor
Nunca es tarde, me dice ella, o yıldız bana asla geç değil diyor
la paloma volará, volará, volará, kuş kanatlanacak diyor
como el yugo de apretado umutlu yumruğum sıkılmış bir boyunduruk gibi
çünkü herşey değişecek
porque todo
cambiará.