İspanyol.com


gramer forum anket chat ilan müzik linkler

Israel en América Latina 1

José Steinsleger/ I

Nadie imaginó, hace 60 años, que el Estado de Israel, cuyo pueblo soñó durante siglos con el “derecho a existir”, acabaría negándoselo a sus primos hermanos palestinos. Nadie imaginó que los jefes políticos del pueblo elegido acabarían promoviendo el terrorismo internacional, junto con Estados Unidos.

En la industria bélica israelí trabaja la cuarta parte de la población económicamente activa. ¿Quiénes son sus clientes? No quienes también sueñan con su “derecho a existir”, sino los regímenes que realizan negocios suculentos, ajustándose a las reglas del “libre mercado”. Money, money, money.

A inicios de mes trascendió que Colombia comprará a Israel 24 aviones supersónicos “renovados” del tipo “cachorro de león” ( Kfir , en hebreo), que los agentes del Mossad contribuyeron a diseñar robándose los planos del Mirage francés, así como también copiaron el tanque Merkava del inglés Chieftain, y el fusil Galil del soviético AK.

Fuera de transacciones comerciales y pormenores técnicos, se agradece la honestidad de Juan Manuel Santos, ministro de Defensa de Colombia: “Se piensa en el conflicto armado interno, no en los vecinos”. O sea: en los vecinos. O sea: en Venezuela. Pero a ver… ¿no dijo Shakira que los colombianos “están-cansados-de-la-guerra”? Apresúrese a palomear “sí”, “no”, “no sé”, “me da igual”, porque el sátrapa Álvaro Uribe Vélez va por la tercera relección, y con los gringos se las trae.

Los intereses armamentistas de Israel en América Latina cuentan ya con larga experiencia. Allí donde hay huevos de la serpiente, sus mercaderes se hacen presentes para mimarla, orientarla, entrenarla, y venderle… “seguridad”. Empezaron con sigilo al inicio del decenio de 1970, cuando aún existían gobiernos que creían en el derecho internacional.

En rigor, la cooperación estratégica Washington-Tel Aviv en América Latina data de 1962, cuando el gobierno de Kennedy incorporó a los “Cuerpos de Paz” técnicos sionistas para divulgar el cooperativismo agrario como forma de guerra sicológica en un continente atraído por la revolución cubana.

Tras el golpe de Estado en Chile (11 de septiembre de 1973), Israel vendió a Pinochet misiles aire-aire Shafir, mientras instructores israelíes aterrizaban en Santiago y oficiales chilenos poblaban las academias militares israelíes. Israel y el régimen racista de Sudáfrica eran para entonces los países más amigos de Chile.

La vieja doctrina exterior de Abba Eban (ex ministro israelí de Asuntos Exteriores, 1915-2002), dividir el espectro mundial entre amigos de Israel y amigos de los árabes, fue sustituida por Ariel Sharon, sumándose a la doctrina del Pentágono.

“El esfuerzo militar de Israel –enfatizaba Sharon– es el principal en todos los órdenes y debe ser enfocado en la perspectiva del conflicto global entre el mundo comunista y el Occidente de capitalismo libre, sosteniendo por las armas la causa occidental en cualquier rincón del mundo.”

Luego, el preámbulo y el primer punto del acuerdo de cooperación estratégica suscritos por Ronald Reagan y Menajem Beguin auspició las “operaciones conjuntas más allá de la zona del Mediterráneo”.

El punto tres del acuerdo estipulaba la “cooperación estrecha en la orientación de la asistencia militar en todo el tercer mundo”. Y para el caso, Sharon contrató al estadunidense Arie Granger para efectuar un profundo estudio de marketing de armamentos en América Latina.

Según un editorial de The Guardian (27/8/82) y Le Monde Diplomatique (octubre de 1982), ambos firmados por el analista Ignacio Klich, Israel aspiraba a “…convertirse en el mandatario de Estados Unidos en América Central, el Caribe, África del Sur y Taiwán, pues por razones políticas Washington no puede brindar toda la asistencia militar requerida por los regímenes amigos”.

Recordemos el caso del mexicano Marcos Katz, representante oficial de las industrias aeronáuticas israelíes en México y América Central. En julio de 1977, Katz se vio en dificultades cuando el diario Haaretz de Tel Aviv lo señaló como el contratista de un avión de transporte argentino decomisado en el aeropuerto de Siwell, Barbados. El avión transportaba 26 toneladas de armas y municiones vendidas por Israel a Guatemala y embarcadas por Katz en Portugal.

El gobierno de Bridgetown presentó una protesta al gobierno israelí. “Las armas –observó– serán destinadas al país centroamericano debido ‘al problema con Belice' (por el cual Guatemala reclamaba soberanía).”

Comedidamente, Tel Aviv “demostró” que el avión que las transportó no salió de Israel. ¿Y Katz? Olvídese. En 1976, el caballero había donado 50 mil dólares a la Universidad Religiosa Israelí Bar Ilan para consagrar una cátedra a nombre de sus progenitores, y Tel Aviv dio por cerrado el asunto.

En 1978, tras la suspensión de la ayuda militar yanqui a Guatemala por la violación sistemática de los derechos humanos, Israel se apiadó del régimen genocida y le vendió 11 aviones Arawa, 10 blindados RBY-MK, 15 mil fusiles Galil, morteros de 81 mm, bazucas, lanzagranadas, tres guardacostas Dabier, un sistema de transmisiones tácticas, un circuito de radares y 120 toneladas de municiones.

 

Latin Amerika'daki İsrail 1

Bir halk ve onun devletinin, 60 yıldır “var olma hakkını” bahane ederek, ilk kardeşi Filistinlileri kardeşlikten reddedeceğini; seçilmiş politik liderlerinin, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte, uluslararası terörizmi harekete geçirerek, bir halkı bitirebileceğini hiç kimse hayal etmedi.

İsrail aktif nüfusunun dörtte biri silah sanayisinde çalıştırılıyor. Peki, kimlerdir bunların müşterileri? Elbette onun “var olma hakkı”nı düşleyenler değil. Karlı işler yapan,“serbest piyasa” kuralları ile uyumlu çalışan, para, para, para diyen hükümetlerdir.

Kolombiya'nın, Şubat ayının başında; Sovietico AK silahının modern sürümü olan İsrail yapımı Galil silahlarından, İngiliz Chieftain modelinden kopya edilerek üretilen Merkava İsrail tanklarından ve de tasarımına gizli servis Mossad'ın, Fransız Miraj casus uçaklarının planlarını çalarak katkı sunduğu, “aslan yavrusu” (İbranice Kfir) adı verilen süpersonik uçaklarının “yenilenmiş modelinden” 24 adet satın alacağı ortaya çıktı.

İş anlaşmaları ve teknik ayrıntılar dışında “dürüstlüğü” nedeniyle kendisine çok teşekkür edilen Kolombiya'nın Savun Bakanı Juan Manuel Santos, “silahlar, komşulara karşı değil, içerideki mücadelemizde kullanılacak” açıklamasında bulundu. Ama eğer komşulardan, Venezüella'dan herhangi bir tehdit de olursa… Bakalım!

Sanatçı Shakira, “Kolombiyalılar savaştan -yoruldular, -bıktılar” demedi mi? “Evet”, “hayır”, “bunu bilmiyorum”, “değişmez, benim için fark etmez” tavrı içinde zorba Başkan Alvero Uribe Velez. Çünkü silahları sağlayan“gringolara” borçlu ve ufukta seçim var, güvercin avı için acele etmek gerek.

“Güvenlik” nedeniyle satılmak için bekletilen, yılanın yumurtaları orada hazır. Onlara satacaklar, çünkü onu alıştırmak, onu yönlendirmek ve ona kötü alışkanlıklar edindirmek gerek. Bu konuda engin bir tecrübeye sahip değiller mi? Şimdi Latin Amerika'da, İsrailli silah tüccarlarının kârları hesap ediliyor. Zaten 1970' li yılların başında, henüz uluslararası haklara inanan hükümetlerin iktidarda bulundukları bir dönemde, gizli bir şekilde kıtaya girmemişler miydi…

1962 yılında, kıtada, Wahington -Tel Aviv stratejik işbirliği son haddine yükseldi. Küba devriminin kıta üzerindeki cazibesi nedeniyle, Kennedy hükümeti “barış birlikleri” oluşturdu. Siyonist taktikleri, kıtada yaymak için tarım kooperatifçiliğini kullanıldı ve psikolojik savaş başlatıldı.

11 Eylül 1973 tarihinde, Şili'de gerçekleştirilen devlet darbesinden sonra İsrail, Agusto Pinochet'ye hava füzesi (aire Shafir) sattı. Aynı zamanda Şili'nin Başkenti Santiago'ya İsrailli eğitmenler davet edildi. Şilili memurlar, İsrail'de, askeri akademilere yerleştirildiler. O zamanlar faşist diktatörlüğün en yakın dostları, İsrail ve ırkçı Güney Afrika rejimleriydi.

Başlangıçta, İsrail eski Dışişleri Bakanı (1915–2002) Abba Eban'ın doktrini dünyayı, İsrail ve Filistin dostları olarak ikiye böldü. Daha sonrada, Pentagon doktrini, Ariel Şaron tarafından katkılar sunularak hayata geçirildi.

İsrail askeri güçleri şefi Şaron tarafından; konuya Batı'nın liberal-kapitalizmi ile komünist dünya arasındaki küresel savaşın perspektifinden bakılması, liberal ideolojinin, dünyanın herhangi bir köşesinde silah yolu ile desteklenmesi ve de bunun temel prensip olarak kabul edilmesi gerektiği belirlendi. Daha sonra stratejik işbirliğinin birinci adımı olarak, Ronald Reagan ve Menajem Beguin'in kehanetleri “Ortadoğu bölgesinden daha ötelere birlikte operasyon ” adıyla, onaylanarak taşındı.

Bu onaylanan sözleşmenin üçüncü maddesi; “üçüncü dünya ülkelerinin, askeri savunma sistemlerinin yönlendirilmesinde stratejik işbirliğini” içeriyordu. Hemen harekete gecen Ariel Şaron, Amerikan Arie Granger ile bir kontrat imzalayarak, Latin Amerika'da büyük bir silah pazarının temelini attı.

İgnacio Klich'in, The Guardian (27.8.1982) ve Le Monde Diplomatique (Ekim–1982) gazetelerinde yayınlanan incelemesine göre İsrail; Güney Afrika - Orta Amerika - Afrika – Karayibler ve Tayvan gibi bölgelerde Amerika Birleşik Devletleri'nin vekâletine göz dikti. Ama Washington, dost rejimler tarafından kendisinden talep edilen, askeri işbirliğini, politik hakları nedeniyle İsrail'e sunmadı.

Orta Amerika ve Meksika'daki, İsrail hava endüstrisinin resmi temsilcisi, Meksikalı Marcos Katz olayını hatırlayalım. 1977 yılının Temmuz ayında, Barbados adalarının Siwell havalimanında, Arjantinli bir müteahhidin kargo uçağına el konularak malları müsadere edilmişti. Çünkü uçak Haaretz Tel Aviv gazetesinde haber olmuştu. Uçakta, Katz tarafından Portekiz'den gemiye yüklenen, İsrail'in Guatemala'ya sattığı 26 ton silah ve mühimmat bulunuyordu.

O zamanki Barbados hükümeti, “Silahların,‘Belize ile problemi olan' bir Orta Amerika ülkesine ait olduğu sanıyoruz” diyerek İsrail hükümetini protesto etmişti. (Belize, Guatemala ile bağımsızlık sorunu yaşanmaktaydı.)

Bu olayla ilgili olarak İsrail hükümetinin verdiği cevap oldukça komikti. “Malları taşıyan uçak bizim ülkemizden ayrılmadı.” Peki, Katz'a ne oldu? O unutuldu! Şövalye Katz, kendini hayır işlerine vererek, 1976 yılında, İsrail Bar llan dini üniversitesinde ecdadı adına 50 bin dolarlık bir sınıf yaptırdı.

Yankee, İnsan Hakları Kuruluşu'nun sistematik baskısı sonucu, 1978 yılında Guatemala'ya silah yardımını durdurmak zorunda kaldı. Hemen boşluğu dolduran İsrail devleti, ırkçı rejime merhamet ederek; 11 adet Arawa uçağı, 10 adet RBY-MK, 15 bin adet Galil tüfeği, 81 mm çapında havan, bazuka, 3 adet sahil muhafaza gemisi, iletişim sistemleri, radar devreleri ve 120 ton cephane sattı.