İspanyolca Deyimler İspanyolca Deyişler

İspanyolca Deyimler nelerdir ? En sık kullanılan İspanyolca Deyimler nelerdir ? Havalı İspanyolca Deyimler hangileridir ? İspanya’da en fazla kullanılan İspanyolca Deyimler hangileridir? İspanyolca deyimler güzeldir! İspanyolca deyimlerin arkadaşlık üzerine olanlarını biliyor musunuz? İspanyolca deyimler hayatınızda fark yaratacaktır.

No pegar ojo

Uyumamak, gözünü kırpmamak


Pasar la noche en blanco

Geceyi uymadan geçirmek


Estar de juerga

Çok eğlenmek


Dar la lata

Rahatsızlık vermek


Armar jaleo

Gürültü yapmak



No quedar más remodio que

Başka çare kalmamak


Cambiar de opinión

Fikrini değiştirmek


Estar argulloso/a de

Gurur duymak

İspanyolca Deyimler 2


Un ruido insoportable

Dayanılmaz bir gürültü


Quedarse con la boca abierta

Ağzı bir karış açık kalmak

Una acción vale más que mil palabras
Bir eylem, bin söz söylemekten iyidir

Sobre gustos y colores no discuten los doctores
Zevkler ve renkler tartışılmaz

Ojos que no ven corazón que no siente
Göz görmeyince gönül katlanır

No hay peor ciego que el que no quiere ver
Kimse görmek istemeyenden daha fazla kör olamaz

No cantes victoria antes de gloria
Dereyi görmeden paçayı sıvama

Más vale tarde que nunca
Geç olması hiç olmamasından iyidir

Más vale pájaro en mano que cien volando
Eldeki bir kuş havada uçan yüz kuştan iyidir

En el país de los ciegos el tuerto es rey
Körlerin ülkesinde şaşılar kral olur

En boca cerrada no entran moscas
Kapalı ağıza sinek kaçmaz
veya
Söz gümüş ise sükut altındır

Dime con quién andas y te diré quién eres
Arkadaşını söyle bana kim olduğunu söyleyeyim sana

Cuando el gato no está los ratones se divierten
Kedi olmayan yerde fareler bayram yapar

Al que madruga Dios lo ayuda
Şafakta kalkana Tanrı yardım eder
veya
Erken kalkan çok yol alır

Afortunado en el juego, desafortunado en el amor
Kumarda kazanan aşkta kaybeder

İspanyolca Deyimler 3


A donde el corazon se inclina, el pie camina
Kalb nereye bağlıysa, ayak oraya yürür

A quien Dios ama, le llama
Tanrı sevdiğini erken yanına alır

Cuando la fuerza manda, la ley calla
Güç emrettiği zaman yasa susar

Donde hay humo, hay calor
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz

El dinero llama (al) dinero
Para parayı çeker

El que se fue a / para la villa perdio su silla y el que se fue a Torreon su sillon
Dimyata (dimyat nil deltasında bir şehir) pirince giderken evdeki bulgurdan olmak

El tiempo lo cura todo
Zaman herşeyin ilacıdır

En las malas se conocen a los amigos
Dost kara günde belli olur

La salud es la mayor riqueza
Sağlık en büyük hazinedir

Las cosas suelen empeorar antes de mejorar
Gecenin en karanlık anı, gündüze en yakın olanıdır diye çeviresim geldi :))

Mas vale antes que despues
Bugünün işini yarına bırakma

No hay miel sin hiel
Emek olmadan yemek olmaz

Nunca es tarde si la dicha es buena
Zararın neresinden dönsen kardır

Quien con ninos se acuesta, cagado amanece / se levanta
Körle yatan şaşı kalkar

Tan cierto como dos y dos son cuatro
İki kere ikinin dört ettiği gibi

Dios no te preguntará que modelo de auto usabas; te preguntará a cuánta gente llevaste
Tanrı sana hangi model araba kullandığını sormayacak; onunla kaç kişiyi taşıdığını soracak

No te preguntará los metros cuadrados de tu casa; sino a cuánta gente recibiste en ella
Tanrı sana evinin genişliğini sormayacak; ama oraya kaç kişiyi kabul ettiğini soracak

No te preguntará la marca de ropa en tu closet; sino a cuántos ayudaste a vestirse
Tanrı sana gardrobunda hangi marka elbisen olduğunu sormayacak, o elbiselerle kaç kişiyi giydirdiğini soracak

No te preguntará qué tan alto era tu sueldo; te preguntará si lo ganabas limpiamente
Tanrı sana maaşının ne kadar çok olduğunu sormayacak; onu temiz yollardan kazanıp kazanmadığını soracak

No te preguntará, cuál era tu título; sólo si hiciste tu trabajo con lo mejor de tu capacidad
Tanrı sana hangi diplomaların var diye sormayacak; ama işini tüm kapasitenle çabalayarak yapıp yapmadığını soracak

No te preguntará en qué vecindario vivías; sólo te preguntará cómo tratabas a tus vecinos
Tanrı sana hangi mahallede yaşadığını sormayacak; ama komşularına nasıl davrandığını soracak

No te preguntará por el color de tu piel; sino por la pureza de tu interior
Tanrı sana teninin rengini sormayacak; ama içinin temiz olup olmadığını soracak

-Aci patlicanin kiragi calmak
mala hierba nunca muere,vaso malo nunca cae de mano o no se quiebra

-Acisini cikarmak

hacer pagar los vidrios rotos(a)

-Acil Susam Acil!

ábrate sésamo!

-Agziyla kus tutsa bile…

hiciera lo que hiciera…

-Şom agizli

boca de escorpión

-Aglamayan cocuga meme vermezler.

el que no llora no mama.

-Besle kargayi oysun gozunu.

cría cuervos y te sacarán los ojos

-Dunya varmis!

gracias a Dios!,qué bien!,menos mal!,qué alivio!

-Eksik olma!

muchas gracias!,te lo agradezco mucho!

-Ne ekersen onu bicersin!

el que siembra,recoge!,el que a hierra mata,a hierro muere!

-Elinden geleni yapmak

hacer todo lo posible

-Gonlu razi olmamak

no tener ganas(de)

-Hadi goreyim seni!

Anda!,ya verás!

-Goz acip kapayincaya kadar…

en un abrir y cerrar de ojos

-Ister inan ister inanma

aunque parece mentira

-Isleyen demir paslanmaz.

oro majado luce

-Korle yatan sasi kalkar.

quien se acuesta con niños,mojado se levanta

-Lafi mi olur!

no hay de que!

-Nabza gore serbet vermek

hablar al gusta,hablar al paladar

-Ne munasebet!

de ningún modo!

-Ok yaydan cikti!

lo hecho hecho está!

-Ne pahasina olursa olsun!

a todo costa,a todo trance

-Sagir sultan bile duydu!

todo el mundo lo sabe

-Sakinan goze cop batar

demasiada prudencia trae la desgracia.

-Hadi sallanma!

anda!,muévete!,date prisa!

-Sona kalan dona kalir.

el que llega el último pierde todo

-Sutten agzi yanan yogurdu ufleyerek yer

el gato escaldado del agua fría huye

-Tepeden tirnaga…

de pies a cabeza…

-Uzumu ye bagini sorma.

disfruta de lo que se te ofrece sin preocuparte de dónde viene

-Vur patlasin cal oynasin!

ande la loza!

-Yedigi onunde yemedigi ardinda

no le falta nada

-Yukari tukursem biyik,asagi tukursem sakal

estoy en un dilema.

-Yuzunu goren cennetlik

tanto tiempo sin vernos

İspanyolca Deyimler Arkadaşlık Üzerine

La amistad es como la salud: Nunca nos damos cuenta de su verdadero valor hasta que la perdemos.

Arkadaşlık sağlık gibidir: Kaybedene kadar ona ne kadar değer vermemiz gerektiğinin farkına varmayız.

“Todo mi patrimonio son mis amigos” Emily Dickinson.

”Bütün varlığım arkadaşlarımdır” Emily Dickinson

Un verdadero amigo es aquel que entra cuando todos los demás se van.

Gerçek arkadaş diğer hepsi giderken sana gelendir.

Un amigo es alguien que está contigo porque le necesitas, aunque le encantaría estar en otra parte.

Arkadaş, başka bir yerde olmak onu mutlu edeceği halde, sen ihtiyaç duyuyorsun diye senin yanında olandır..

Cuando te duele mirar hacia atrás y te da miedo mirar adelante, mira hacia la izquierda o la derecha y allí estaré, a tu lado.

Geriye bakmanın seni acıttığı, ileriye bakmanın korkuttuğu zaman sağına veya soluna baktığında orada, senin yanında olandır.

Mucha gente entra en y sale de su vida a lo largo de los años. Pero solo los verdaderos amigos dejan huellas en su corazón.

Geçen yıllar boyunca bir çok insan hayatına girip çıkar. Ama gerçek arkadaşlar senin kalbinde izler bırakanlardır.

Un amigo verdadero es alguien que cree en ti aunque tu hayas dejado de creer en ti mismo.

Gerçek arkadaş senin bile kendine inanmadığın bir zamanda sana inanmaya devam eden kişidir.

Al final, no nos acordaremos tanto de las palabras de nuestros enemigos, sino de los silencios de nuestros amigos (Martin Luther King, Jr.)

Sonuçta düşmanlarımızın sözlerini değil, dostlarımızın suskunluğunu hatırlayacağız (Martin Luther King, Jr.)

Cultivar un verdadero amigo requiere dedicación y tiempo.

Gerçek bir arkadaşlığı yeşertmek zaman ve adanmışlık gerektir.

La amistad es el ingrediente más importante en la receta de la vida.

Arkadaşlık hayat reçetesinin en önemli içeriğidir.

Una vida sin amigos es como vivir en una isla desierta, sin agua, sin alimentos, sin luz.

Arkadaşsız bir hayat, ıssız bir adada susuz, yemek ve içmek gibi ihtiyaclarından ve ışıktan yoksun yaşamak gibidir.


Un verdadero amigo es alguien que te conoce tal como eres, comprende dónde has estado, te acompaña en tus logros y tus fracasos, celebra tus alegrías, comparte tu dolor y jamás te juzga por tus errores.

Gerçek arkadaş seni olduğun gibi tanıyan, durumunu anlayan, başarılarında ve kayıplarında seninle olan, acını paylaşan ve hataların için seni asla yargılamayan kişidir.



Quién descubra la verdadera amistad, se encuentra con un tesoro.

Gerçek arkadaşlığı bulan bir hazine bulmuştur.



¿Qué es un amigo? Es un único alma que vive en dos cuerpos (Aristóteles).

Arkadaş nedir? Arkadaş iki farklı vücutta yaşayan tek ruhtur (Aristóteles).



La mejor forma de destruir a su enemigo es convertirle en su amigo (Abraham Lincoln).

Düşmanını yenmenin en iyi yolu onu arkadaşın yapmaktır(Abraham Lincoln).

İspanyolca deyimler İspanyolca deyimler İspanyolca deyimler ne kadar güzelmiş . 🙂

Bu ispanyolca deyimler Ercan BAYRAZ tarafından çevrilmiştir. Daha fazla ispanyolca deyimler için bizi takip edin.

Bu dil hakkında merak ettiğiniz tüm sorular ve cevapları ispanyolca sayfasında.

2013 yılında yayımlanan “Yeni Başlayanlar için Temel İspanyolca” kitabının belli bir bölümünü içeren e-kitabı bu bağlantıdan indirin.

Bu kitap üzerindeki dersleri online olarak görmek isterseniz de Udemy’in ” 2 Dakika Temel İspanyolca ” kursuna kayıt olabilirsiniz.